Sadece

Seni en son hatırladığımda Dünyalarımız arasındaki savaşta Son hırsla üzerime geliyordun. Beni anlamaya değil yeni ve imkansız bir şey yaratmaya çalışıyordun. Kurşunlarından sıyrılıp ,oklarından kurtulup kalbinde kalabilseydim eğer; Sana doğru her adım atışımda,bana silah doğrultan tüm suratsız askerlerine biraz gülmeyi öğretecektim sadece. İçindeki öfkeyi feth edecek; bayrağımı hırslarının üzerine ,korkularının başına dikip şöyle diyecektim; Ben … Sadece yazısını okumaya devam et

Reklamlar

Geçerli sebep

“Yaşadıklarından daha iyisini yazamayanlar vardı, bir de yazdıklarından daha iyisini yaşayamayanlar. İkisi için de oturup ağlayabilirim.” Shu

Bir düşle öldürebilirim seni.

Kalemle topladığım saçlarımla geziniyorum uzun zamandır. Her an öfkeyi kutsal sayabilir Bir şiirle öldürebilirim seni. Delirmiş akarsular kadar hızlı ya da üzerinde zaman akmayan bir göl gibi yavaş... Bir fener ve biraz çiçek bırakabilirim cansızlığının başına. yıldız dolu geceyi ayak uçlarına dökebilir,ay ışığı tutabilirim ismin yazılı mermere. Sonsuz bir yalnızlık ,duasızlık ,özlemsizlik saklayabilirim otların arasına. … Bir düşle öldürebilirim seni. yazısını okumaya devam et

Mühim Kişi

Gitmek için geç kaldığında; Gidene yakıştırdığın o baş karakter rüzgarıyla çarpıcı bir çıkış yapamazsın... Böyle bir etki ;arkandan sırtını ısıtacak ılık bir " kal " sözcüğü duymak için hatırı sayılır şeyi feda edeceğin o mühim kişinin hayatından tehlike çanlarını ilk duyduğunda; midendeki hazımsızlık ,aklındaki şüphe ve kalbindeki ağrı henüz çığrından çıkmamışken çekip gitmekle yaratılabilirdi. Mühim … Mühim Kişi yazısını okumaya devam et

Mutluluk

Uzun ve mutlu yaşam sırları veren bir kitap okuyorum. Japonlar bunu başarmışsa ben de yapabilirim. Yani binmişim bir atlıkarıncaya rüzgar beni ciddiye alır zannediyorum. Önce korkutucu kalınlıktaki bir sözlükte anlamında kaybolacağım diğer kelimelere görünmeden sadece“ mutluluk “ kavramına bakıyorum: “Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu.” Peki. Özlediğim şeyleri düşünüyorum kısacık bir … Mutluluk yazısını okumaya devam et

Kafes

“Giden birilerinin ardından pırıl pırıl var olmakta ne kadar haklıysan sen; O kadar haklıyım belki özlediğim bir düşe sarılarak kanatlarımı okşamakta.”desem; Bir hakim çıkar mı şiirin içinden? Kendi doğasını hatırlayamayan bir kuşu suçlar mı? Kapısı açık bir kafeste durup öylece gökyüzüne baktığı için... Shu.

En zor kısım

Birini anlamaya sustuklarından başlıyorum ben. Yani önce söyleyemediklerinden , belki asla söylemeyeceklerinden, söylemese bile varlığını ,ağırlığını , baskısını hissettireceklerinden. Bütün bu içinde sustuklarının, kendine ve bana durup dururken yapabileceklerinden. Bir açık hava filmi izlerken Hava bir bebeğin elleri kadar ılıkken Rüzgar burnumuza gelecek zamandan taze kokular getirirken, Yargılayabileceklerinden. Kuzey ışıklarından konuşurken mesela Güneşten gelen yüklü … En zor kısım yazısını okumaya devam et